Seite 1 von 7 für den Buchstaben E im Türkisch-Deutsch-Wörterbuch
e hali
Dativ {m}dil
e-kitap
E-Book {n}İnternetkütüp.
e-posta
E-Mail {f} {n}
ebat
Abmessung {f}
ebe
Geburtshelfer {m}meslektıp
Hebamme {f}meslektıp
ebe [kadın]
Geburtshelferin {f}meslektıp
ebebulguru
Graupeln {pl}
ebediyen
für immer
ebediyet
Ewigkeit {f}
ebegümeci
Malve {f}bot.T
ebekuşağı
Regenbogen {m}meteo.
ebemkuşağı
Regenbogen {m}meteo.
ebeveyn
Eltern {pl}
ebru
Marmorierung {f}sanat
ebrulamak
marmorierenbasım
ece
Schönheit {f} [ugs.] [schöne Frau]
ecnebi
Ausländer {m}
eczacı
Apotheker {m}meslek
eczacı [kadın]
Apothekerin {f}meslek
eczacılık
Pharmazie {f}bilimfarma.tıp
eczane
Apotheke {f}
edat
Partikel {f}dil
Präposition {f}dil
edebiyat
Literatur {f}
edebiyatçı
Literat {m}
Literaturwissenschaftler {m}
edebiyatçı [kadın]
Literatin {f}
Literaturwissenschaftlerin {f}
edep
Anstand {m}
edepsiz
unverschämt
edinmek
bekommen
edip [eski]
Literat {m}edeb.
edip [kadın] [eski]
Literatin {f}edeb.
editör
Herausgeber {m}kütüp.
Efendim!
Mein Herr!
Efendim?
Bitte?
Sie wünschen?
Wie bitte?
eflatun
lila
eflatun çiçekli ballıbaba [Lamium purpureum]
Purpurrote Taubnessel {f}bot.T
efor
Bemühen {n}
efsane
Legende {f} [Erzählung]
efsane gibi
legendär
Ege Denizi
Ägäis {f}coğr.
Ägäisches Meer {n}coğr.
egemenlik
Souveränität {f}pol.
Unabhängigkeit {f}pol.
eğer
wenn
eğer ... olmazsa
wenn nicht
eğik çizgi </>
Schrägstrich {m} </>
eğiklik
Neigung {f}müh.
eğilime göre
tendenziell
eğilimi olmak/göstermek
neigen zu
eğilme
Biegung {f}müh.
eğilme momenti
Biegemoment {n}
eğilmek
sich beugen
eğilmez
stur [unnachgiebig]
eğitilmek
erzogen werden
eğitim
Ausbildung {f}
Erziehung {f}
Studium {n}eğitim
eğitim [çıraklık]
Lehre {f}
eğitim dönemi
Einarbeitungs­zeit {f}
eğitim politikası
Bildungs­politik {f}eğitimpol.
eğitimci [kadın]
Erzieherin {f}meslek
eğitsel
Bildungs­-
eğlence
Unterhaltung {f}
eğlence treni
Achterbahn {f}
eğlenceli
lustig
spaßhaft
eğlendirmek
amüsieren
eğlenmek
sich amüsieren
eğmek
beugen
ego
Ich {n}psik.
egoist
egoistisch
eğri
Kurve {f}
eğri çizimi
Kurvendiskussion {f}mate.
eğrilik
Krümmung {f}mate.
egzama
Ausschlag {m} [an der Haut]tıp
Ekzem {n}tıp
egzantem
Exanthem {n}tıp
Hautausschlag {m}tıp
egzersiz
Übung {f}
egzost
Auspuff {m}
ehliyet
Führerschein {m}
ehliyet almak
den Führerschein machen
ehliyet kursu
Fahrschule {f}
ehliyete elkonması
Führerscheinentzug {m}hukuk
ehram [eski]
Pyramide {f}mate.mim.tar.
Einstein alan denklemleri
Einsteinsche Feldgleichungen {pl}fizik
ejder
Drache {m}mito.
Lindwurm {m}mito.
Ejder Yürek [Rob Cohen]
DragonheartfilmF
ejderha
Drache {m}mito.
Lindwurm {m}mito.
ek
Ergänzung {f}
Suffix {n}dil
ek ücret
Zuschlag {m}
Ekho
Echo {f}mito.
dil
e hali
Dativ {m}
İnternetkütüp.
e-kitap
E-Book {n}
e-postaE-Mail {f} {n}
ebatAbmessung {f}
meslektıp
ebe
Geburtshelfer {m}
meslektıp
ebe
Hebamme {f}
meslektıp
ebe [kadın]
Geburtshelferin {f}
ebebulguruGraupeln {pl}
ebediyenfür immer
ebediyetEwigkeit {f}
bot.T
ebegümeci
Malve {f}
meteo.
ebekuşağı
Regenbogen {m}
meteo.
ebemkuşağı
Regenbogen {m}
ebeveynEltern {pl}
sanat
ebru
Marmorierung {f}
basım
ebrulamak
marmorieren
eceSchönheit {f} [ugs.] [schöne Frau]
ecnebiAusländer {m}
meslek
eczacı
Apotheker {m}
meslek
eczacı [kadın]
Apothekerin {f}
bilimfarma.tıp
eczacılık
Pharmazie {f}
eczaneApotheke {f}
dil
edat
Partikel {f}
dil
edat
Präposition {f}
edebiyatLiteratur {f}
edebiyatçıLiterat {m}
edebiyatçıLiteraturwissenschaftler {m}
edebiyatçı [kadın]Literatin {f}
edebiyatçı [kadın]Literaturwissenschaftlerin {f}
edepAnstand {m}
edepsizunverschämt
edinmekbekommen
edeb.
edip [eski]
Literat {m}
edeb.
edip [kadın] [eski]
Literatin {f}
kütüp.
editör
Herausgeber {m}
Efendim!Mein Herr!
Efendim?Bitte?
Efendim?Sie wünschen?
Efendim?Wie bitte?
eflatunlila
bot.T
eflatun çiçekli ballıbaba [Lamium purpureum]
Purpurrote Taubnessel {f}
eforBemühen {n}
efsaneLegende {f} [Erzählung]
efsane gibilegendär
coğr.
Ege Denizi
Ägäis {f}
coğr.
Ege Denizi
Ägäisches Meer {n}
pol.
egemenlik
Souveränität {f}
pol.
egemenlik
Unabhängigkeit {f}
eğerwenn
eğer ... olmazsawenn nicht
eğik çizgi </>Schrägstrich {m} </>
müh.
eğiklik
Neigung {f}
eğilime göretendenziell
eğilimi olmak/göstermekneigen zu
müh.
eğilme
Biegung {f}
eğilme momentiBiegemoment {n}
eğilmeksich beugen
eğilmezstur [unnachgiebig]
eğitilmekerzogen werden
eğitimAusbildung {f}
eğitimErziehung {f}
eğitim
eğitim
Studium {n}
eğitim [çıraklık]Lehre {f}
eğitim dönemiEinarbeitungs­zeit {f}
eğitimpol.
eğitim politikası
Bildungs­politik {f}
meslek
eğitimci [kadın]
Erzieherin {f}
eğitselBildungs­-
eğlenceUnterhaltung {f}
eğlence treniAchterbahn {f}
eğlencelilustig
eğlencelispaßhaft
eğlendirmekamüsieren
eğlenmeksich amüsieren
eğmekbeugen
psik.
ego
Ich {n}
egoistegoistisch
eğriKurve {f}
mate.
eğri çizimi
Kurvendiskussion {f}
mate.
eğrilik
Krümmung {f}
tıp
egzama
Ausschlag {m} [an der Haut]
tıp
egzama
Ekzem {n}
tıp
egzantem
Exanthem {n}
tıp
egzantem
Hautausschlag {m}
egzersizÜbung {f}
egzostAuspuff {m}
ehliyetFührerschein {m}
ehliyet almakden Führerschein machen
ehliyet kursuFahrschule {f}
hukuk
ehliyete elkonması
Führerscheinentzug {m}
mate.mim.tar.
ehram [eski]
Pyramide {f}
fizik
Einstein alan denklemleri
Einsteinsche Feldgleichungen {pl}
mito.
ejder
Drache {m}
mito.
ejder
Lindwurm {m}
filmF
Ejder Yürek [Rob Cohen]
Dragonheart
mito.
ejderha
Drache {m}
mito.
ejderha
Lindwurm {m}
ekErgänzung {f}
dil
ek
Suffix {n}
ek ücretZuschlag {m}
mito.
Ekho
Echo {f}
Seite 1 von 7 für den Buchstaben E im Türkisch-Deutsch-Wörterbuch
Neue Wörterbuch-Abfrage: Einfach jetzt tippen!
Impressum © dict.cc 2022