Page 1 of 3 for the letter S in the Turkish-English dictionary
saat
clock
hour <h, hr>
time of day
Saat kaç?
What time is it?
saat yönünde
clockwise
sabah
early
morning
sabahleyin
early
in the morning
sabit eşya
fixtures {pl}
sabitlemek
to fix [fasten]
sabır
patience
sabırlı
patient
sabırsız
impatient
sabun
soapkozm.
saç
hair
saç fırçası
hairbrush
saç kurutma makinesi
hair dryer
saç tokası
hairpin
saçaklı
fringed
Saçmalık!
Rubbish! [esp. Br.]
sadece
only
saf olmama
impurity
sağ tarafta
on the right-hand side
sağa
to the right
sağa doğru
to / on the right
sağa dönmek
to turn right
sağda
on the right-hand side
to / on the right
sağlam
healthy
sağlamlaştırmak
to fortify
sağlık
health
sağlıklı
healthy
Sağol!
Thank you!
Sağolun!
Thank you!
sahanda yumurta
fried egg
scrambled eggs {pl}
sahiden
actually
to be honest
sahil
coast
shore
sahip
owner
sahip olmak
to have
to have got
to own
sahne
stage
sakal
beard
sakat
disabled
sakatlamak
to injure
sakatlar {pl}
disabled people {pl}
sakin
quiet
sakınmak
to avoid
sakkaroz
saccharosekimya
saklamak
to hide
to keep
saklı
secret
saksafon
saxophonemüz.
salak
idiotic
stupid
salata
salad
saldırgan
aggressive
salı <sal., sa., s.>
Tuesday <Tue., Tu.>
sallamak
to shake
saman
hay
samimiyet
intimacy
Sana da.
The same to you.
sanat
art
sanatçı
artist
sandal
boat
sandalye
chair
sandviç
sandwichgastr.
saniye
second
sanki
so to speak
Sanmıyorum.
I don't think so.
saplı küçük tencere
saucepan
sapma
deviation
saray
castle
palace
sarı
yellow
sarı centiyan [Gentiana lutea]
(great) yellow gentianbot.T
sarı kiraz kuşu [Emberiza citrinella]
yellowhammerorn.T
sarılmak
to hug
sarımsak
garlic [Allium sativum]
sarımsaklı ekmek
garlic bread
sarıp sarmalamak
wind up
sarmak
wind up
sarmısak
garlic [Allium sativum]
sarsılmış
shocked
satın almak
to buy
to purchase
satış
sale
satmak
to sell
savaş çığırtkanı
warmonger
savaş kışkırtıcısı
warmonger
savaş satıcısı
warmonger
savaşçı
warrior
savaşmak
to fight
sayfa
page <p.>
sayı
digit
figuremate.
saatclock
saathour <h, hr>
saattime of day
Saat kaç?What time is it?
saat yönündeclockwise
sabahearly
sabahmorning
sabahleyinearly
sabahleyinin the morning
sabit eşyafixtures {pl}
sabitlemekto fix [fasten]
sabırpatience
sabırlıpatient
sabırsızimpatient
kozm.
sabun
soap
saçhair
saç fırçasıhairbrush
saç kurutma makinesihair dryer
saç tokasıhairpin
saçaklıfringed
Saçmalık!Rubbish! [esp. Br.]
sadeceonly
saf olmamaimpurity
sağ taraftaon the right-hand side
sağato the right
sağa doğruto / on the right
sağa dönmekto turn right
sağdaon the right-hand side
sağdato / on the right
sağlamhealthy
sağlamlaştırmakto fortify
sağlıkhealth
sağlıklıhealthy
Sağol!Thank you!
Sağolun!Thank you!
sahanda yumurtafried egg
sahanda yumurtascrambled eggs {pl}
sahidenactually
sahidento be honest
sahilcoast
sahilshore
sahipowner
sahip olmakto have
sahip olmakto have got
sahip olmakto own
sahnestage
sakalbeard
sakatdisabled
sakatlamakto injure
sakatlar {pl}disabled people {pl}
sakinquiet
sakınmakto avoid
kimya
sakkaroz
saccharose
saklamakto hide
saklamakto keep
saklısecret
müz.
saksafon
saxophone
salakidiotic
salakstupid
salatasalad
saldırganaggressive
salı <sal., sa., s.>Tuesday <Tue., Tu.>
sallamakto shake
samanhay
samimiyetintimacy
Sana da.The same to you.
sanatart
sanatçıartist
sandalboat
sandalyechair
gastr.
sandviç
sandwich
saniyesecond
sankiso to speak
Sanmıyorum.I don't think so.
saplı küçük tenceresaucepan
sapmadeviation
saraycastle
saraypalace
sarıyellow
bot.T
sarı centiyan [Gentiana lutea]
(great) yellow gentian
orn.T
sarı kiraz kuşu [Emberiza citrinella]
yellowhammer
sarılmakto hug
sarımsakgarlic [Allium sativum]
sarımsaklı ekmekgarlic bread
sarıp sarmalamakwind up
sarmakwind up
sarmısakgarlic [Allium sativum]
sarsılmışshocked
satın almakto buy
satın almakto purchase
satışsale
satmakto sell
savaş çığırtkanıwarmonger
savaş kışkırtıcısıwarmonger
savaş satıcısıwarmonger
savaşçıwarrior
savaşmakto fight
sayfapage <p.>
sayıdigit
mate.
sayı
figure
Page 1 of 3 for the letter S in the Turkish-English dictionary
To translate another word just start typing!
Legal Information © dict.cc 2023