Advertisement
 Translation for 'vuruş' from Turkish to English
NOUN   vuruş | vuruşlar | vuruşun
vuruş {noun}hit
1 translation
To translate another word just start typing!

Translation for 'vuruş' from Turkish to English

vuruş {noun}
hit
Advertisement
Usage Examples Turkish
  • Buckner Boston Red Sox beyzbol takımıyla 1986'daki Dünya Serisi'nin 6'cı maçında New York Mets beyzbol takımına karşı oynarken 10'cu vuruş esnasında hatalı bir vuruş yapmış takımı müsabakayı kaybetmiştir.
  • Şarkı C major notasında ortak zamanda vuruş başına 90 vuruş ile C – Fsus2 – Am anahtarlarıyla yazıldı.
  • Kutunun yukarıya doğru ivmelenen ucundaki saatlerin vuruş sayısının, kutunun aşağısındaki saatlerin vuruş sayısından daha fazla olacağını özel görelilik ile açıkladı.
  • Destek ayağınızı topun yanına koyun. Vuruş ayak içi geniş kısmıyla topun orta kısmına vurun.
  • Queen'in "We Will Rock You"suna benzer bir "vuruş-vuruş-alkış" temposu üzerine kaydedilmiş olan E.T.

  • Oyundaki "en kolay" seviyedir. Düşmanlarınızın vuruş yeteneği etkisiz iken sizin vuruş yetenekleriniz daha etkilidir.
  • Sırası gelen oyuncu bir vuruş yapar. Eğer bu vuruşla topu bir kaleden geçirirse, bir vuruş hakkı kazanır. Vurulan topun başka bir topa çarptırılmasına "roket" denir.
  • 60 BPM hızında bir müzikte her saniye bir vuruş olacaktır.
  • Top oyuna girdikten sonra, taç atışını kullanan oyuncu topa ikinci kez dokunursa, rakip takım lehine endirekt serbest vuruş, eğer topa kasten elle müdahale edilirse direkt serbest vuruş veya penaltı verilir.
  • Salsa dansına uyarlanan en yavaş müzik parçaları dakikada 70 vuruş, en hızlı müzik parçaları ise dakikada yaklaşık 140 vuruş içermekle birlikte, genellikle dakikada 80 ile 120 vuruş içeren müzik parçalarıyla dans edilir.

  • 4- Dirsekten, yukarıya doğru yükselen topa, omuzdan kuvvet alarak vuruş uygulanır ve raket sol ayağa doğru indirilerek vuruş tamamlanır.
  • Piyano mekanizmasında tuşa vuruş şiddeti çekicin tele vuruş şiddetini belirlediğinden ses şiddeti kontrol edilebilir.
  • Makivara ile sadece vuruş yapılan noktalar edğil aynı zamanda kalçalar, bacaklar ve omuzların vuruş sırasında doğru pozisyonu almaları da sağlanmaktadır.
  • Çok uysal bir bölüm olan 3/4'lük Sarabande dansının temel özelliği olan vurgulu ikinci vuruş konusunda oldukça belirsizdir, çünkü bu özel sarabande her ilk vuruş bir akor içerirken, ikinci vuruş çoğunlukla içermez.
  • Vuruşu yapan oyuncu, başka birisi dokunmadan topa ikinci kez dokunursa; rakip takım lehine ihlalin gerçekleştiği noktadan endirekt serbest vuruş verilir.

  • Son güne yedi vuruş geride giren Gary Player; Rod Funseth, Tom Watson ve Hubert Green'i bir vuruş farkla geçerek üçüncü Masters şampiyonluğunu elde etmiştir.
  • "Sağlık" (Wellness) herhangi bir çalışma veya kışlada eğitim durumunda ve savaşırken her vuruşta 10 puan düşer.
Advertisement
© dict.cc Turkish-English dictionary 2026
Contains translations by TU Chemnitz and Mr Honey's Business Dictionary (German-English only).
Links to this dictionary or to individual translations are very welcome!